Monday, 8 July 2013

'BOMBACI' MÜLAYİM

Atölye dostları ile çeşitli mecralarda (facebook, twitter, websitemiz) bira yapımına doğal şartların uygun olmaması nedeni ile (oda sıcaklıklarının 17-22 derece arasında korunamadığı yaz aylarında olmamız nedeni ile) bir süre ara verdiğimizi duyurmuştuk. Bu esnada boş durmak olmaz tabi ki. 

Yeni biralarımız için çalışmalarımızı ve altyapı hazırlıklarımızı sürdürürken bu siteden değişik ülkelerden bira tadımlarına ve biraya dair haberlere yer vermeyi sürdüreceğiz. Bu ilk yazımızın konusu imal ettiğimiz bir birada yaşanılan sıkıntılar olacak :) (Not, yazıyı aşağıda linki verilmiş müzik eşliğinde okumanız ayrı bir hava katacaktır..)

İşe başlarken ve hemen her yazıda değindiğimiz üzere amatör bir uğraş bizimkisi. Emeğimizi yudumlamak ve Bira'ya duyduğumuz tutkuyu bir hobi ile taçlandırmak. Bugüne kadar 11 farklı bira yaptık. Her biramızdan istediğimiz sonucu da elde edemedik.. Bunları paylaşmaktan da gocunmuyoruz çünkü bu yazıları okuyan, bizim gibi bu hobi ile ilgilenen kişilere yol göstereceğini umuyoruz.

Bu siteden 'Mülayim' olarak tanıtınımı yapmış olduğumuz ve yazı içerisinde büyük usta Kemal Sunal'ın 'Bombacı Mülayim' karakterine gönderme yaptığımız 'Mild Ale' biramız tam da bu göndermeye yakışır şekilde bombalamaya başladı. İlgilenenler için yazı: http://biraatolyesi.blogspot.com/2013/04/mulayim.html

Nasıl mı?;

Atölye biraları tamamemn doğal yollarla üretiliyor. Bira'ya alkol katılmaz zaten ama biz gaz da basmıyoruz. Şişelediğimiz biralarımızn fermantasyona devam edebilmesi ve kapaklar açılıp bardaklara dolunca harika köpüğün ve gazlılığın oluşması için şişeleme öncesinde belirli bir oranda şeker katılıyor. Dünyanın en iyi biraları şişede ve/veya özel fıçılarda fermantasyona ve olgunlaşmaya devam eder. Bizimkiler de öyle. 'Bottle Conditioned' yani.

İşte bu noktada yapılan hidrometre ölçümleri, şişelenecek bira mıktarı ve istenen alkol ve gazlılık oranına göre doğru oranda şeker katılması çok önemli. :)

Biz Mülayim biramızı üretirken toleransın biraz üst sınırlarında kalmışız sanırım.. Yazın sıcaklıkların artması ve gazların iyice genleşmesi ile bizim Mülayimler patır patır patlamaya başladı. Cam şişeyi patlatabilecek bir basınçtan söz ettiğimiz için şakası yok.. Gecenin bir yarısı patlama sesleri uyandığınızı, farklı odalara sıçrayan cam kırıkları olduğunu düşünün.. Bu sebeple tüm Mülayim serisi başarısız bir bira olarak açılmış ve tüketilmiştir. Tüm şişe açılımları bir şampanya edası ile mutfakları şenlendirmiştir..

Bir dönemin insanları için gerilim deyince arkada şu fon müziği çalar, gerilmeden, keyifle içeceğimiz yeni biralarda buluşmak üzere ve girişteki resimde olduğu gibi bir bakışı ile bizi güldüren ve çok şey anlatan büyük usta'ya saygılarımızla;


Hatıra olarak sadece resimler kaldı. Bir ksımını aşağıda görebilirsiniz;





0 yorum:

Post a Comment